Başımı omzuna koyduğumda başlardı hayat.Nefesini duyduğumda açılırdı gözlerim. sesini duyduğumda ritimlenirdi kalp atışlarım.Sonra başımı omzundan kaldırıp yüzüne bakardım.o bebekler kadar masum yüzüne.gözlerin sanki bir şiirin en güzel mısraları.kirpiklerin sayılabilecek kadar güzel sürmeli kirpiklerin.Sana her baktığımda sanki bir cennete yasak girmiş küçük bir çocuk gibi hissediyordum.O kadar büyüleyiciydi ki o kadar eşsizdin ki o çocuk saflığımla algılayamıyordum.Sonra ellerin ulaştı ellerime.Kalbim o kadar hızla çarpıyordu ki işte dedim işte şimdi öleceğim.Bir şey vardı hareket edemiyordum,konuşamıyordum.Sadece bu mucizevi duyguyu hissedip,seni izliyordum.Sen bir şarkının en güzel melodisi.Seni dinlemek ah ne huzur bir bilsen.Durdun.Sustun.Aslında buna susmak denirse tabi.Dilin susmuştu ama gözlerin hala konuşuyordu benimle.Tereddüt etmeden sevginin çokluğuyla sarıldın.Öylesine farkında değildin ki sarılırken ne kadar sıktığını.Kaburgalarım sanki başka bir bedene geçiş yapıyordu a...
"Dün sabaha karşı,kendimle konuştum, Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı, Onu vurmaya gittim,kendimle vuruştum”. ÖZDEMİR ASAF Hayatı tekrardan sorguladığımız bir dönemdeyim yine.Sevmelerin,ilişkilerin,aile bağlarının insan hayatı için gerekleri konusunda düşünmekteyim.Sahi neydi bizi bu denli bir şeylere bağlı kılan neydi bu uğruna ömrümüzü adadığımız gereklilik zincirleri ya da bize zincir gibi görünen aslında bir belirsizlik ardalanması diye adlandırabileceğimiz bir hiçlik öyküsü.Kim ne der bilmiyorum ama ben bu konuda baş olarak iki farklı fikir yapısı olduğuna inanıyorum.Biri benden tüme diğeri tümden bene ulaşan fikir yapısı.Şimdi bunlar ne diyeceksiniz hemen açıklayayım.Benden tüme fikir yapısı ana öge...
Yorumlar
Yorum Gönder