Kayıtlar

BELKİDE...

Belkide mucizelere inanmak gerekir,belkide yeniden varoluşlara,yeni kalp atışlarına.Kalbinin sıcacık olmasına. Söz,karar,yaşam.Bu üçlüde gitsin isteriz hayatımız.Kendimizi belkide böyle güvende hissederiz.Olağan durumlarda yaşamak isteriz.Ama asıl hayatı hayat yapan yaşamı kimi zaman sevdiren kimi zaman hayata küstüren beklenmeyen sürprizlerdir...
Güç vardı Son geldi Umut terketti...
Zoraki gelen umut Geçmişte kayıp giden bir mektup gibi. Umudu yitirmiş artık her şeyi normale indirgemiş bir insan için alışıla gelmemiş bir durum.Gelişe sevinmeli mi,üzülmeli mi,görmezden gelmeli mi.Geçen süreyi unutmalı,ağarlaşan saçlarına aldırmamalı mı.Artık kadın bunları dilinden değil de uzaklara bakan etrafı yıllanmış bir ağaçın dalları gibi kırışmış gözleriyle uzaklara bakarak söylüyordu.Bu derin sessizliğe bürünmeden önce o kadın ile sohbet edebilme fırsatı bulmuştum.Zaten arada konuşur çoğunlukla dinlerdi.Dinlemenin nasıl bir meziyet olduğunu en çok da onda gördüm.Bana yine hayattan dert yandığım bir sırada dedi ki -Uzaklar neresi?Ne kadar gidebilirsin?O uzaklar dediğin yerde ne kadar yaşayabilirsin? Ben ise kendimden emin  belki de küstahça  bir ifade ile +Buradan başka her yer uzaklar.Hiç sıkılmadan sürekli gidebilirim,bir yerde yerleşmeden yıllarca yaşayabilirim. O ise durumun vahiyetini anlamış olucak ki.Bana uzunca bakıp gülümsedi.Güzel ve doğru bir ş...

Ay ışığı olabilir misin?

Ben denize aşık bir serseri,sen ise dalgaların sesine vurgun narin bir güzel. Gitsek öylece uzaklara ardında nee bıraktığını düşünmeden,işin,okulun,arkadaşların,ailen,doğup büyüdüğün şehir,tüm benliğini bırakıp yeni bir sonsuzluğa benimle bu yolculuğa çıkmaya ne dersin? +Seninle mi senin gibi bir serseriyle mi.Geceleri içmekten adını bile unutan,bütün parasını yıllanmış nadide şarapları için harcayan.Her limanda bir sevgilisi bulunan seninle.Söyle neden geleyim.Nasıl inanayım sana.Seninle yola çıkmak düpedüz delilik. -Güzel diyorsun ama zevkimi de biliyorsun.Şarapları güzel yapan ömürleridir.Tıpkı senle ben gibi.Evet serseriyim size göre sana göre.Kim bilir belkide çapkınım.İnsanların,doğanın güzelliklerine hayran olup bakakalmam belkide yasak ve ben bunu bilmiyorumdur.Diyorsun ya delilik.Evet hadi bir delilik yap senin tabirince.Kuralların olmadan,ön yargıların,kuşkuların,keşkelerin olmadan yalnızca bana tutunarak gel.Beni yalnızca ben olarak gör.Nitelendirme sıfat koyma,eleştirme....
Resim
İnsanlar ve hüzünleri,anlamsız gülüşleri,arkadan konuşmaları,strateji planları.Yokluktan hep yoksunluktan.Sevgi eksik.Eksikler tamamlanmaz mı zamanla bilinmez ama zamanla eksilen bir sevgi olur mu?Seversen bağ olup tutunursun her gün daha fazla.Her gün bir ilmek daha fazla atarsın.Kördüğüm yapmazsın.Yapmak istemezsin.Peki ya şimdi ne oldu? Hayat mı yordu? Çıkarlar mı çoktu? Zaman mı yetersiz İnancım mı gereksiz.

Konu ''sen''

Resim
 ''Aklı başında bir adamın bahsini etmekten haz duyacağı konunun ne olduğunu bilir misiniz?'' Bugünün konusu insanlar.Mutlu insanlar,mutlu eden insanlar.Dünya da dertleri başkaları olmayan insanlar.Daha doğrusu kim nerede,ne yapıyor,neden bunu giymiş nasıl bunları yer?olmayan insanlar diyorum.Evet öyle insanlar gerçekten kaldı mı diyorsunuz,biliyorum.Yalnız olmadığımı dünyada hala biraz insanlık kırıntılarını taşıyan insanlar olabileceğini gördüm ve bu beni ümitlendirdi.Hala ulaşabileceğimiz,hayata kazandırabileceğimiz,tek düzeliklerden uzaklaştırabileceğimiz birileri nefes alıyor bu hayatta.İnanılır gibi değil.Büyük bir mutluluk var içimde. Güzel bir ezgiye eşlik edelim Sabaha kadar şenlenelim Susarak da anlaşabilelim...

Yangın ile Rüzgar

Sen bana yangın ol efendim,ben sana rüzgâr... Tam da öyle oldu diyebiliriz aslında.Sen benim koca yangınım,ben ise senin güzel yaz akşamlarındaki yelin oldum. Duygular kalpte tutuşuyordu, diller ifade edemiyordu bu ateşi. Kadehler dindiremiyordu bu kederi. Öyle bir şevkdi  ki kadının adama duyduğu,adam duysa kalbi yetmezdi.O kadar sıradandı ki kadınların ona olan aşkı(!) bunu da onlardan biri sanıyordu.Ama kadın ise bir o kadar farkındaydı bu adamın diğerleri gibi olmadığına.Kadın da kendine yediremiyordu.Bir adam için nasıl böyle hissedilir diyordu.Bugüne kadar erkekler de o kadın için karşı cinsten başka bir şey ifade etmiyordu.Sözleri,yürüyüşleri,gördükleri,gösterdikleri hepsi birbirinin aynısıydı ona göre.Nasıl mı oldu peki bu.Kadın bu tek düzeliklerden sıkılmış tam bir karar aşamasında iken o çıkıyor karşısına.Ben geldim der gibi.Kadın umursamaz bir şekilde kendini olayların gidişatına bırakır.Bu gelen adamın da diğerlerinden bir farkı olmadığını düşünür ümitsizce.Günler ...