Kayıtlar

Gel dedi adam Kadın anlamadı Gül dedi adam Kadın bilemedi... Gelememezlik edemedi kadın.Gülmeyi öğretti adam.Sevmeyi öğretti adam.Sevilmeyi öğrendi kadın.

What the thunder said

''What the thunder said Here is water,but only rock/rock and no water and sandy road.(...)Who is the third,who walks always beside you?/When I count,there are only you and I together/But when I look ahead up the write road/There is always another one walking beside you/Glidingwrapt in brown mantle,hooded/I do not know whether a man or a woman-But who is that on the other side of you?''

"Yaşa Sev Öl"

Dene, dene ve tekrar dene. Yapabileceğine olan inancın hiç bitmesin. Bir insanın kendine olan inancı dünyaya olan inancıdır. Ya dünya şekillenecekse ya daha mutlu olabileceksek ya daha rahat nefes alabileceksek.Sokaklarda dans edebileceksek, istediğin her su birikintisinde şarkı söyleyebileceksen eğer. İhtimalleri var olan şeylerin gerçekleşme umutları daha fazladır. İste ve yap. Durdurmasın hiç bir dünyevi olay, nesne, kişi seni. Doyasıya yaşa, sev, öl...

SEN BİLEMEZKEN ‘BEN’

SEN BİLEMEZKEN ‘BEN’ Belkide gerçek aşk böyle bir şeydi,sızı gibi kamçı gibi yüreğine saplanan bir sancı. Belkide alışıla gelmiş düzenin ayrık iki kolu. Baharda kışı,kışta baharı hissetmek belkide. O sana ne hissettiriyorsa ona göre mevsim değiştirmekti.Oysa her yanım bahar bahçe,her günüm aydınlıktı bilebilseydi eğer.Ya da anlatabilme yetim yeterli olabilseydi.Kelimeler bu kadar yetersiz olmasaydı belki bir nebze insan içinde gelişen bu kendi hacmine bile fazla gelen hissiyatı aktarabilirdi o zaman. Sev,sonsuzluğunla sar beni. Her yanımda senin sıcaklığın, Her odamda senin kokun, Senin içinde ben bende sen varol. Sevmeyi kutsallaştıran tüm güzel yürekli çocuklara…

BELKİDE...

Belkide mucizelere inanmak gerekir,belkide yeniden varoluşlara,yeni kalp atışlarına.Kalbinin sıcacık olmasına. Söz,karar,yaşam.Bu üçlüde gitsin isteriz hayatımız.Kendimizi belkide böyle güvende hissederiz.Olağan durumlarda yaşamak isteriz.Ama asıl hayatı hayat yapan yaşamı kimi zaman sevdiren kimi zaman hayata küstüren beklenmeyen sürprizlerdir...
Güç vardı Son geldi Umut terketti...
Zoraki gelen umut Geçmişte kayıp giden bir mektup gibi. Umudu yitirmiş artık her şeyi normale indirgemiş bir insan için alışıla gelmemiş bir durum.Gelişe sevinmeli mi,üzülmeli mi,görmezden gelmeli mi.Geçen süreyi unutmalı,ağarlaşan saçlarına aldırmamalı mı.Artık kadın bunları dilinden değil de uzaklara bakan etrafı yıllanmış bir ağaçın dalları gibi kırışmış gözleriyle uzaklara bakarak söylüyordu.Bu derin sessizliğe bürünmeden önce o kadın ile sohbet edebilme fırsatı bulmuştum.Zaten arada konuşur çoğunlukla dinlerdi.Dinlemenin nasıl bir meziyet olduğunu en çok da onda gördüm.Bana yine hayattan dert yandığım bir sırada dedi ki -Uzaklar neresi?Ne kadar gidebilirsin?O uzaklar dediğin yerde ne kadar yaşayabilirsin? Ben ise kendimden emin  belki de küstahça  bir ifade ile +Buradan başka her yer uzaklar.Hiç sıkılmadan sürekli gidebilirim,bir yerde yerleşmeden yıllarca yaşayabilirim. O ise durumun vahiyetini anlamış olucak ki.Bana uzunca bakıp gülümsedi.Güzel ve doğru bir ş...